PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : KÜfÜr Etme-ettİrme/oyuna Gelme


Mustafa Şakıma
04-04-2007, 16:20
Değerli Kartallar;

Beşiktaş’ımızın yükselişinden güç çevreleri her zaman endişe etmiştir. Çünkü kirlenmemiş bir tarihtir Beşiktaş. Birçok Şampiyonlukları sadece taraftarının vicdanında değil kamuoyunun bile kabul ettiği şekilde masa başı ve farklı uğraşlarla Beşiktaş’ımızdan çalınmıştır. Onursal Başkanımız Süleyman Seba’nın söylediği şerefli ikincilikler bu anlamda gerçekten anlamlı ve çok önemli bir sözdür. Bunun altında yatan gerçeği hepimiz tüm Beşiktaş camiası bilmektedir. Bizler Beşiktaşlılar olarak nerde olursa olsun Şerefiyle oynayıp Hakkıyla kazanmayı prensip edinmişizdir. Vefalı bir taraftardır; Beşiktaş taraftarı bu da olayın ayrı bir boyutudur. Beşiktaş’ımıza emek vermiş canını dişine takarak bu güzel camia için çalışmış herkese taraftar olarak ayrım yapmadan sahip çıkılmış ve onu kendimiz gibi görerek kalbimizin bir köşesine kavlimizce yazmışızdır. Aynı şekilde bozgunluk için savaşanları, takımına giydiği formaya ve camiaya zarar verenlerinde hiçbir zaman taraftarımız unutmamış ve şer cepheleri de dâhil olmak üzere taraftar olarak cevap vermişizdir. Hangi platformda olursa olsun Beşiktaş’ımıza zarar verecek şeylerin karşısında olduğumuz gibi aynı şekilde de güzelliklerinde arkasında olmuşuzdur.
Beşiktaş’ımızın ilklerin ve halkın takımı olması öngörüsü hiçbir zaman değişmemiş her zaman artmıştır. Beşiktaş’ımızın türbünlerinde seyirci yoktur, taraftarı vardır siyah-beyaz renk âşıkları vardır. Bazıları sokakta başarılı olduğu zaman atkılarını takıp dolaşırken, bizler sonuca bakmaksızın her zaman gururla takıyoruz. Çünkü biz bu takıma aşığız. Biz iyi günde, kötü günde de desteğimizi esirgemediğimizi sadece söylem olarak değil, uygulama olarak ta göstermekteyiz. Biz Beşiktaş taraftarları olarak birçok sosyal olaylara gerekli şekilde tepkimizi koyarak, ülke gündemini de günü güne nasıl takip ettiğimizi göstermiş oluyoruz. Bizim türbünlerimizde de birçok geçmişi olan semtler, grup diyebileceğimiz oluşumlar olmasına rağmen herkes Beşiktaş’ımızı desteklemek ve bu uğurda bütünlük sağlamak için Çarşı bayrağı altında toplanmış ve abi, kardeş felsefesi içinde bütünlük daim olmuş ve bugüne kadar gelmiştir. Bundan sonra da yıkılması mümkün olmayacak şekilde devam edecektir. Tabiî ki Çarşı’mızın buraya gelmesinde birçok emeği geçen ağabeylerimiz olmuştur. Hepsine naçizane teşekkürü bir borç biliyorum. ÇARŞI, tüm Beşiktaşlılara ayrım yapmadan kucak açan ağabey, kardeşlik duygusu içinde her türlü dış baskılara rağmen kendini anlatabilmiş ve yaptıklarıyla Beşiktaş’a birçok değer katmıştır. Yıkılmayan tek kaledir Beşiktaş ve Beşiktaş için Çarşı.
Şimdi arkadaşlar sözü gayet uzattık af ola ama bazı kriterleri bilmek gerekir diye düşündüm. Bazılarının ekmeğine yağ sürmek için iki büyük yaratma peşindedir Medya. Buna engel olarak ta sadece Beşiktaş türbünlerini yani Çarşıyı görmektedirler. Eğer ki türbünlerimizin bu kadar etkisi olmasa idi çoktan amaçlarına maalesef ulaşacaklardı. Ama biz yine oyunları bozduk. Başka yerlerde 90 dk içinde edilen küfürler, yaşanan çirkinlikler görülmez, duyulmazken stadımızda yapılanların saniyeleri sayılıyor. Büyük Beşiktaş’ımıza ceza vermek için, yetmiyor iki gözlemci fahri olarak geliyorlar, atanıyorlar sayısını bilmediğimiz kadar kişiler. Bıçaklar havada birbirlerine dalarken, silahlar patlarken, taşlar atılırken ses yok 52 saniyeye ceza tamam. Bize ceza ya onlara nerde ceza? Koltuklar Tigana’nın kulübesine atılırken, Alen ağabeyimizi taklit etmeye sahaya inen zavallılara ceza yokken bize her yaptığımız için ceza? Bizim amacımız ve türbündeki birliktelimiz taraftar olarak söylemlerimiz, eylemlerimiz maalesef güç çevrelerinin işine çomak sokuyor. Pasta yemelerine engel oluyor. Bizim tek amacımız türbün olarak Beşiktaş’ımızın başarısına katkı sağlamaktır.
İşte bu nokta yine oyunlar bize oynanıyor. Çarşımızı tüm dünya artık kabullenmişken, bunlar bizle uğraşmaya bizi yıkmak için komplolar yazmaya başlıyorlar. Ayhan Akmanın ettiklerine, basının söylediklerine ceza verilmeyen ülkemizde sadece bize ceza veriliyor. Maalesef sinkaf kültürü olan toplumumuzda sadece ceza bize veriliyor. Bizim medyamız diye anılan kişiler ise, sadece Tiganayı takmış kafasına oyunun şeklini, kürdanını halen eleştiriyorlar. Oysa kafasını kaldırsa bir baksa etrafına, BJK markasına saldırı olduğunu görse, bizle el ele verecek ve bunun önlenmesi için uğraşacaklar. Ancak bazı isimler hariç; hoşuna gidiyor bu saldırı maalesef onların. Çünkü kongre bitiyor onlar, diğerine hazırlanıyorlar. Ama bizler Beşiktaş türbünleri olarak kimsenin satın alamayacağı Beşiktaş sevgisine sahip bu uğurda ölmeyi göze alan bizleri, kimse engellemeyecek ve her zaman da bu kirli işleri BJK’ müze yapılan her türlü saldırıyı gücümüzce her ortamda engellemeye çalışmaya devam edeceğiz. Bizim kongrelerle de işimiz yok, başka yerlerde de gözümüz yok. Bizim tek yerimiz Beşiktaş’ımızın türbünleri ağabeylerimizin izinden gitmek.
Şimdi bu şer cephelerinin bir kozu da Tümer yani o diye bahsedeceğimiz karaktersiz kişi. Bunu öyle bir şişirecekler ki, öyle bir yağlıcıklar ki, öyle demeçler ağzından çıkacak ki tüm Beşiktaşlılar O’na bilecektir. Zaten istenende budur. Tümer tahrik etsin, Beşiktaşlılar sövsün ve Beşiktaş’ımıza sonucunda 3 puan silinme cezası verilecektir. —Eğer ki küfürler Fortis Türkiye Kupası Maçında olursa,1 yıl kupalara katılmama cezası verilecektir. —Bununla beraber bu yapılan küfürler Çarşımızın yani Beşiktaş türbünlerinin ortak planıdır diye yaygara çıkartacaklar ve böylece bütün olumsuzluklar bizlere yıkılmış olacaktır. Ve bunun izlerini silmek hiç de kolay olmayacaktır. İşte bu noktada hiçbir şekilde oyuna gelmemeliyiz. İçimizdekini Ona karşı kini, nefreti tutup, her türlü tahrike rağmen küfür etmemeliyiz. Sonuçta biz Beşiktaş’ımıza sevgimizi göstermek için ve desteklemek için türbünlere geliyoruz. En ufak küfür olayı bile büyüterek yazıldığı stadımızda cezaların sadece bize işlediğini bilerek hareket etmek zorundayız. Birde maalesef güçlü lobimizin olmadığı, herkesin Beşiktaş’ımıza saldırdığını bilerek oyunlara gelmemeli ve tahriklere kapılmamalıyız.

Kim ne derse desin biz işimize bakmalıyız. BJK’ müzün küfür yüzünden 3 puanı silinirse bunun vicdan azabıyla nasıl yaşacağız? Evet, küfür sadece bizim sorunumuz değil ama en az bu olay bizde olmasına rağmen en çok bu olayın faturası bize çıkmakta değil mi arkadaşlar?

O zaman ne olursa olsun nasıl tüm şer cephelerine rağmen inadına Tigana demiş isek, nasıl bugüne kadar Beşiktaş’ımızı ölümüne desteklemiş ve çıkarlarını korumak için canımızı vermiş isek, bu küfür etme olayını çözmeliyiz. Bunun için birlik olmalı ve sadece Beşiktaş’ımızı desteklemeli kimin oynadığa, oynamadığına bakmamalıyız.

Sahte Basına inat, her türlü güzellikleri örtenlere inat, O’ların dolduruşlarına inat,
Geliyoruz… Küfür tek kelime etmemeye söz vererek geliyoruz…

Korkunun ecele faydası yok… Geliyoruz… Tek vücut, Tek sesiz…

Kimse başaramayacak oyunları bozacağız çünkü.

Birde naçizane olaylara müdahale edilebilmesi için arkadaşlarımızın mümkün olduğu kadar az alkol alması ve mümkünse hiç almalarını tavsiye ediyorum.

Bu arada şunu da hatırlatayım zaten ağabeylerimiz bi açıklama yapacaklar;

Maçlardan önce Çarşı büyüklerimiz tüm türbünlere gelerek gerekli konuşmayı yapacaktır. Ancak önemli olan bunu uygulama da başarmaktır. Ve ben şahsen bunu başaracağımıza inanıyorum ve bunun içinde bir Beşiktaş askeri bilinciyle çalışacağım.

Çünkü biz Beşiktaş’ımızı Ölümüne seviyoruz. Saniyelerle ceza verdiniz, diğerleri es geçtiğiniz ama bu sefer saniye de bulamayacaksınız neye ceza yazacaksınız. Ben şahsen sağduyulu türbünlerimize güveniyorum. Başarmak zorundayız. Provokasyonlar bile olsa başaramayacaklar.
Beşiktaşlıyız, küfüre karşıyız.

Rize maçında görüşmek üzere, sürçü lisan ettiysek veya haddimizi aştıysak af ola

Yeni Açık
Mustafa

Burhan Gümüş
04-04-2007, 16:35
Bu konu üzerine açılmış diğer başlıklarda da fikir belirtmiştim.Amam birkez daha kısa ve öz bir şeyler sözlemem gerekirse ki sanırım gerekli,adamlar hamlelerini yaptılar mat etmek için bekliyorlar.Onların beklediğini değil kontra hamleyi yapalım ve biz mat edelim derim.

Halil Gurel
04-04-2007, 16:38
Son bir kaç aydır düzenlenen tezgahlarla ilgili geniş içerikli bir yazı olmuş, tebrikler mustafa çok güzel yazmışsın.

Özer Özçetin
04-04-2007, 16:44
Beşiktaş taraftarı aklı selim davranmak durumundadır,aleyhimize çalışanlara yapılacaklar bellidir,ama bunun yeri asla maç zamanı değildir.
Beşiktaş Beşiktaşlıdan zarar görüp kendi kalesine gol atmamalıdır.

Gürhan Oğuz
04-04-2007, 17:00
bülbülün çektiği dili belasındanmış
bizde son dönemlerde ne çektiysek bu küfür yüzünden çektik
dilin kemiği yok derler ama
dilin tavrı vardır susmasınıda ıstırmasınıda bileceksin
yada o stadın kapılarından içeri girmeyeceksin
önümüzde 8 zorlu hafta ve 8 final maçı ver eğer bunlardan yara almadan çıkarsak işte ozaman şampiyonluğu göğüsleriz
ben beşiktaşlıyım diyen
ben taraftarım diyen
ben sağ duyuluyuım diyen
en önemlisi ben insanın diyen herkes yukarda yazılı olan metne sadık kalmalı

küfür etme ettirme
bu senin elinde takımını seven, son barikata inanan
herkesin buna uyması gerekir

ŞEREFİMİZ İÇİN HAKKIMIZ İÇİN YAPMALIYIZ....

Umut Tutun
04-04-2007, 17:23
doğru zamanlama, doğru hamle Mustafa...kolay gelsin hepimiz şimdiden.

Muhittin Saban
04-04-2007, 18:12
1981-85 yılları arasında Tribünleri hatırlayanlar çok iyi bilirler. Kapalı yarı yarıyayken yani iki takım taraftarları arasında 2 sıra polis varken bir ara küfür olayı ciddi olarak patlak vermişti. Tabi o zamanlar böyle PDFK(Bu arada PDFK'MI PFDK'mı? ) ve tahkim kurulları ve verdikleri anlamsız-haksız cezalar yoktu. O zaman bulunan tek çözüm maç esnasında küfür edilmeye başlandığı ve artarak sürekli devam ettiği zaman o tribün polisler tarafından hemen boşaltılırdı.

Tabi bu resti gören taraftar bir müddet sonra geri adım attı. Nasıl mı? Küfür başladığı zaman hemen 3 yıldızlı bir komiser kapalının alt demirlerinin orada ortaya çıkar ve bir daha küfür ederseniz tribünleri boşaltırım derdi. Sonra da karşılıklı edilen küfürler Beşiktaş taraftarının taa o zamanlarda başlayan yaratıcılığını devreye sokmasıyla çok eğlenceli bir atışmaya dönüşmüştü. Küfür edilen slogan'ın arasında tam küfür kelimesine gelindiği zaman hep bir ağızdan "Nay,nay,nay,nay,nay.." denir ve slogan bittiği zaman da "Anlayan anlar" tezahüratı ile rakip taraftar gıcık edilirdi. Hakikaten küfürsüz bu atışmalar hem daha eğlenceli hem de şiddet duygularının gazını alan aktivitelerdi.

Sonuç olarak Tümer'e(tabi eğer gelirse) verilecek tepki tıpkı "Korkak Tavuk Ortega" yaratıcılığına paralel olarak ve çoğunluğun organize olması ile gerçekleşirse hem daha anlamlı hem de daha zararsız olur kanaatindeyim.

BU hareket tarzı Tümer ile sınırlı kalmayıp sezon sonuna kadar bu böyle devam ederse belki tribün kültüründe de bir devrim gerçekleşmiş olur. Bu tavrın oturması için tribün büyüklerine çok ama çok ciddi bir sorumluluk düşmektedir.

Cezasız günler dileğiyle....

Özlem Erdoğdu
04-04-2007, 18:42
Gerçekten küfür tribünlerin ortak kaygısı ama Kayseri maçında çok hoşuma giden bir şey oldu. Baba oğul iki kişi beş koltuk ötemizde oturuyordu. Oğlan bi ara hakemin tavrını yanlış anlayıp küfür etti. Aynı anda babası dönüp oğlunu azarladı ve hakemin değil Richardino nun hatalı olduğunu çok tatlı bir dille anlatmıştı. Oğlan da herkesin içinde küfür ettiği için utanmıştı.

Emirhan Oğuz
04-04-2007, 19:02
Mustafa, bravo, çok iyi anlatmış, açıklamış.

Arkadaşlar, bu "harekat" Ankara'da Gençlerbirliği maçında başlatılmış bulunuyor. Küfüre yeltenenler de derhal uyarılmış ve neden etmemeleri gerektiği açık biçimde kendilerine anlatılmış, toplu tepkiyle kesin biçimde susturulmuşlardır.

Sadece maç esnasında değil, maç sonunda, gözlemciler gittikten sonra da.

Hatta şöyle söyleyelim: Otobüslerde dahi malum geleneksel tezahürat icra edilmedi.

Forumda sokakta, nette çette, bulunduğumuz her yerde Mustafa kardeşimizin yazısındaki içeriği ilgililere anlatalım, ikna edelim, bu anlayışın tribündeki savunucuları ve koruyucuları haline gelmelerini sağlayalım.

Teşekkürler şimdiden tüm çaba sahiplerine.

Rasim Bektaş
04-04-2007, 19:16
lugatımızda ne nağmeler, ne besteler var 2 buçuk sezondur tozlandı, diyecek sözümüz keşik savmadı henüz..

Argo sözü olmayanların lugatıtır, Alayına Gider!

Rasim Bektaş
04-04-2007, 19:17
Ha bu arada Mustafa Kartal! yazma böyle yazılar bozmasın bizi, arızaya bağlama.

Opsiyonlu severim seni tam açık Mustafa!

İskender Kalafat
04-04-2007, 22:09
bu konuda mustafa'nın söylediği gibi alkol önemli bir rol oynuyor. galatasaray maçında tribün beklendiği kadar iyi değildi mesela. bunun sebebi de kesinlikle alınan aşırı dozda alkoldü. fenerbahçe derbisi gibi tahrik oranı yüksek bir maçtan önce alınacak fazla alkol sağduyu falan bırakmaz ortada. bu konuda birşeyler yapılmalı. ha şairlerde birinin elinde bira şişesi görürsem, babasını, öğretmenini, eşini, ne bileyim patronunu falan arayıp şikayet ederim onu şimdiden söyleyeyim de diğer taraflar beni aşar. mümkün olduğunca dikkat edilmeli bu konuya.
unutmayalım ki her kötülüğün anası alkol :cool:

yeni açık mustafa, teşekkürler...

Umut Şen
04-04-2007, 22:44
Mustafa adeta duygularımıza tercuman olmuş eline sağlık , şunu da herkes biliyor ki bizim taraftarımız yaratıcıdır biz nasılsa bu işin küfürsüz de bi yolunu buluruz.