Mine Soyer
09-04-2007, 09:19
Ayak sesimizi gümbür gümbür duyurmaya başladık. Şimdi onların hızlı kalp atışlarını duyuyoruz. Sözüm ona Mehter marşı ile geliyorlardı, şortlarına baka baka cenaze marşı ile gidecekler. Artık bu gerçeği hepsi anladı. Hem de öyle bir anladılar ki dört koldan saldırmaya başladılar. Gerek kendi basın ve medya kuruluşları, gerek yorumcuları, gerek köşe yazarları gerek yöneticileri. Bırakın yorum ve analiz yapmayı, hüngür hüngür ağlamaya başladılar.
Hep diyoruz. Diyeceğiz. Korkunun ecele faydası yok, geliyoruz.
Günümüzde rekabetin sahaların dışına taştığını, eyyamcılık ve her türlü çirkin oyunların sahne aldığını, spora siyasetin bulaştığını hepimiz biliyoruz. Bu zihniyetteki kişiler şimdi kirli ellerini üzerimizden çekmeyecekler. Kaybettikleri her puanın ardından veryansın edecekler.
Gençlerimiz sahada kazandıkça, taraftarımız tribünler de düzgün ve akıllı bir şekilde yerini aldıkça ve takımına destek verdikçe, maalesef şampiyonluğu başka taraflarda arayacaklar. Artık söz bizde. Hepimizde. Unutmayalım. Beşiktaş’ın dostu, Beşiktaşlıdır.
Artık son kozlarını oynuyorlar. Akıllı ve sinsi bir şekilde. Çarşamba akşamı Beşiktaş Şeref stadında oynayacağımız kupa maçımıza “Onu” kaptan olarak çıkaracaklarmış. Taraftarımızın ONA olan antipatisini biliyorlar. Nefretini ve sinirini de. ONUN yaptığı açıklamalar, yöneticilerin jest ayağına yatarak koluna takacakları kaptanlık pazu bandı tamamen saha dışı oyunlarına yönelik. Gerisi hikaye.
Kupa maçında alacağımız bir cezanın şampiyonluğumuzun kaderini etkileyebileceğinin bilinciyle hareket edelim.
Lütfen bu tür kışkırtma ve tahriklere gelmeyelim. Galatasaray maçında Ayhan’a edilen 52 saniyelik bir küfürlü tezahürat yüzünden aldığımız seyircisiz oynama cezasını hatırlayalım. Çünkü bu saatten sonra çim sahalarda bizimle baş edemeyeceğini anlayan rakiplerimiz, taraftarı kışkırtmak, Beşiktaş’a ceza aldırmak ve puan kaybetmemiz için ellerinden gelen ne varsa yapacaklardır.
Maçımızı yayınlayacak kuruluşunda bu tür sahneler için aport ta beklediğini, böyle bir durumda sesimizi izleyenlere sonuna kadar duyuracağını unutmayalım.
Bizlere düşen doksan dakika boyunca, güzel tezahüratlarla, olumlu ve akıllı davranış içerisinde takımımızı desteklemek. Tahriklere, kışkırtmalara meydan vermeden olaysız, küfürsüz, karmaşasız, sükunet içerisinde maçımızı izlemek. Her zaman gıpta ettikleri o bizlere has taraftarlık coşkumuzu onlara bir kez daha izlettirmek.
Biz ONU çoktan unuttuk.Beyinlerimizden, geçmişimizden sildik. O artık bir HİÇ. Bu yüzden ONUN saha da olması, üzerinde bir takım aksesuarlar taşıması, tribünleri kışkırtmaya yönelik hareket ve davranışlarda bulunmasının bizler için hiçbir önemi ve ehemmiyeti olmamalı.
Lütfen ama lütfen dikkatli olalım.
http://blog.milliyet.com.tr/minesyr
Hep diyoruz. Diyeceğiz. Korkunun ecele faydası yok, geliyoruz.
Günümüzde rekabetin sahaların dışına taştığını, eyyamcılık ve her türlü çirkin oyunların sahne aldığını, spora siyasetin bulaştığını hepimiz biliyoruz. Bu zihniyetteki kişiler şimdi kirli ellerini üzerimizden çekmeyecekler. Kaybettikleri her puanın ardından veryansın edecekler.
Gençlerimiz sahada kazandıkça, taraftarımız tribünler de düzgün ve akıllı bir şekilde yerini aldıkça ve takımına destek verdikçe, maalesef şampiyonluğu başka taraflarda arayacaklar. Artık söz bizde. Hepimizde. Unutmayalım. Beşiktaş’ın dostu, Beşiktaşlıdır.
Artık son kozlarını oynuyorlar. Akıllı ve sinsi bir şekilde. Çarşamba akşamı Beşiktaş Şeref stadında oynayacağımız kupa maçımıza “Onu” kaptan olarak çıkaracaklarmış. Taraftarımızın ONA olan antipatisini biliyorlar. Nefretini ve sinirini de. ONUN yaptığı açıklamalar, yöneticilerin jest ayağına yatarak koluna takacakları kaptanlık pazu bandı tamamen saha dışı oyunlarına yönelik. Gerisi hikaye.
Kupa maçında alacağımız bir cezanın şampiyonluğumuzun kaderini etkileyebileceğinin bilinciyle hareket edelim.
Lütfen bu tür kışkırtma ve tahriklere gelmeyelim. Galatasaray maçında Ayhan’a edilen 52 saniyelik bir küfürlü tezahürat yüzünden aldığımız seyircisiz oynama cezasını hatırlayalım. Çünkü bu saatten sonra çim sahalarda bizimle baş edemeyeceğini anlayan rakiplerimiz, taraftarı kışkırtmak, Beşiktaş’a ceza aldırmak ve puan kaybetmemiz için ellerinden gelen ne varsa yapacaklardır.
Maçımızı yayınlayacak kuruluşunda bu tür sahneler için aport ta beklediğini, böyle bir durumda sesimizi izleyenlere sonuna kadar duyuracağını unutmayalım.
Bizlere düşen doksan dakika boyunca, güzel tezahüratlarla, olumlu ve akıllı davranış içerisinde takımımızı desteklemek. Tahriklere, kışkırtmalara meydan vermeden olaysız, küfürsüz, karmaşasız, sükunet içerisinde maçımızı izlemek. Her zaman gıpta ettikleri o bizlere has taraftarlık coşkumuzu onlara bir kez daha izlettirmek.
Biz ONU çoktan unuttuk.Beyinlerimizden, geçmişimizden sildik. O artık bir HİÇ. Bu yüzden ONUN saha da olması, üzerinde bir takım aksesuarlar taşıması, tribünleri kışkırtmaya yönelik hareket ve davranışlarda bulunmasının bizler için hiçbir önemi ve ehemmiyeti olmamalı.
Lütfen ama lütfen dikkatli olalım.
http://blog.milliyet.com.tr/minesyr