Orijinalini görmek için tıklayınız : Baba Hakkı'yı Anıyoruz
İhtiyar Heyeti
12-04-2007, 18:47
Onursal Başkanımız merhum Hakkı Yeten’i vefatının 18. yılında Pazartesi günü anıyoruz.
Anma töreni, 16 Nisan Pazartesi günü saat 11.00’de Zincirlikuyu mezarlığındaki kabri başında yapılacaktır.
Akaretler'deki Kulüp binamızdan saat 10.00'da otobüs kaldırılacaktır.
HAKKI YETEN (BABA HAKKI) KİMDİR?
Beşiktaş’ın sembolü Baba Hakkı, 1910 yılında Vodina’da doğdu. Henüz 1 yaşındayken ailesi İstanbul’a yerleşti. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914’te Çanakkale’de şehit düştü.
5 kardeşiyle birlikte yaşam savaşı veren Hakkı Yeten askeri okula yazıldı. Bu dönemde Beşiktaş Muradiye semtinde futbola başladı. Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında oynadı. Beşiktaş Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey tarafından Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Bu arada askerlik mesleğini bırakarak avukat oldu.
17 yıl Beşiktaş forvetinde özellikle sağ iç olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde “Baba” lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi.
1945’te futbolu bırakana kadar, 1 Türkiye Birinciliği, 2 Milli Küme, 1 Başbakanlık Kupası, 7 İstanbul Ligi, 1 İstanbul Şildi, 2 İstanbul Kupası şampiyonluğu yaşadı. 17 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta 439 maçta 382 gol kaydederek inanılması güç bir sayıya erişti. Derbilere de damgasını vuran Baba Hakkı, hem Galatasaray hem de Fenerbahçe’ye 30’ar gol atarak tarihe geçti.
İkinci Dünya Savaşı nedeniyle A Milli Takım çok az sayıda maç yaptığından Hakkı Yeten de yalnızca 3 kez ay-yıldızlı formayı giyebildi. 27 Eylül 1931’de Bulgaristan’a 5-1 yenildiğimiz maçta tek golümüzü Baba Hakkı atmıştı.
Futbolu bıraktıktan sonra Futbol Federasyonu’nda Asbaşkanlık yaptı. Beşiktaş’ta 3 dönem başkanlık yaptı. Daha sonra yönetimi kurulu tarafından şeref başkanı seçildi. Hakkı Yeten, 16 Nisan 1989 tarihinde yaşama veda etti. Beşiktaş Belediyesi, Fulya Stadı’nın bulunduğu caddeye O’nun ismini verdi.
bjk.com.tr
Eren Cemaloğlu
12-04-2007, 19:11
ahh okul ahh zaten sevmiyom.kacsam mı acaba yaa.mutlaka gelmem gerekiyo yaa.amaann zaten devamsızlık olmuş 14.bilmiyom naapacam
Anıl Tanrıyar
12-04-2007, 19:13
eren kardeşim okuluna git şu an senın ıcın o daha onemlı.. mezarlıga munferıt olarak hafta sonuda gıdebılırsın tabı son karar senın:)
Eren Cemaloğlu
12-04-2007, 19:18
doğru aslında ya.abi sağol ben pazar günü gidiyim ya.süper olur valla.
Buket Yıldız
12-04-2007, 19:51
bende bi an kaçmayı düşündüm ama eve devamsızlık kagıdı gitcek diye korkuyorum keser annem beni:D:D başka zaman gider bir demet gül koyar mezarlıgındaki gereksiz otları temizlerim..:)
Eren Cemaloğlu
12-04-2007, 20:03
zaten o devamsızlık kağıtları ahh bi olmasaa.sinir oluyorum ya.hem kağıt yolluyolar hem de peder beye mesaj atıyolar.
Nasuh Pirinc
12-04-2007, 20:06
rahmet ile anıyoruz
ŞEREFinizle oynayıp HAKKInızla kazanın
Serenat Tutaklı
12-04-2007, 23:08
http://img50.imageshack.us/img50/4010/babahakkxh0.jpg
Fenerbahçe ile Şeref Stadı'nın çamurlu ortamında oynanan maçta Beşiktaş 2 farklı skorla önde gitmektedir. Maçın ortasında Beşiktaş atakları ardarda devam ederken orta sahada Fenerbahçe kaptanının yanına gelen Hakkı Yeten şöyle der: "Arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar bu maçın zevki böyle çıkmaz."
Ruhun şad olsun Büyük Kaptan!
Eda Neriman Yılmaz
12-04-2007, 23:12
gelmeyi çok isterdim ama gelemiyeceğim malesef... Beşiktaş duruşunun oluşmasında en büyük emeği olanlardan birisi de Baba Hakkı'ydı. Ruhu şad olsun...
Alaattin Çam
12-04-2007, 23:27
http://img105.imageshack.us/img105/2462/16hqyl7.gif
Cihan Güngör
12-04-2007, 23:32
Beşiktaşımız bize Baba Hakkılar'dan miras...
Pazartesi saat 10:00'da Akaretler'de olacağım.
Piraye Oğuz
13-04-2007, 10:36
İstanbul'a yürüyerek dönersiniz!
Baba Hakkı'ya dair en bilinen anekdot, bir maçta kırmızı kart gören Cihat'ın, "Çıkayım mı baba?" diye sormasıdır. Oyuncular ve hakem Baba Hakkı'ya bakar. Baba başını sallayıp, "Çık Cihat, çık!" deyince, Cihat çıkar. 1941 yılında, Ankara'da Harp Okulu takımıyla milli küme maçı yapılır. İlk yarıyı Beşiktaş üç sıfır mağlup kapatır. Baba Hakkı soyunma odasında tren biletlerini eline alır: "Adam gibi oynamazsanız dönüş biletlerinizi yırtarım, İstanbul'a yürüyerek dönersiniz," der. Baba Hakkı'nın şakası yoktur, maçı Beşiktaş 6-3 kazanır. Baba Hakkı için, galibiyetten daha önemli olan, adam gibi oynamak, formanın hakkını vermektir. Galibiyet için her yol mubah değildir. Bu erdemin en güzel örneği bir Fenerbahçe maçında yaşanır. Beşiktaş iki sıfır öndeyken Baba Hakkı Fenerbahçe kaptanının yakasına yapışır: "Kendinize çeki düzen verin, bu maçın tadı böyle çıkmaz. Bu kadar insan maç seyretmeye gelmiş, adam gibi oynayın." Maç 2-2 biter. 1946 yılı, Karagümrük maçı. Hakem Müjdat Gezen'in babası Necdet Gezen'dir. Baba Hakkı orta sahadan voleyle bir şut çeker, top fileleri yırtar. Tabi bu yırtılma olayında o zamanki filelerin plastik olmamasının da payı vardır. Ancak Necdet Hoca golü vermez. Bunun üzerine seyirci hakem aleyhinde tezahürat yapmaya başlar. Tabi şimdiki gibi, hakemin cinsel tercihlerine yönelik bir tezahürat değil, daha nahif bir protesto. Baba Hakkı tribünlere bir iki sefer susun işareti yapar ama Necdet Hoca o gün üst üste hatalı kararlar vermeye devam eder. Artık seyircinin tahammülü kalmamıştır, protesto her geçen dakika artar. Sonunda Baba Hakkı dayanamaz tribünün önüne gelir: "Çıkın dışarı!" der. Baba Hakkı'yı amigo Kafa Sebahattin yatıştırır, protestolar kesilir. Maçı Beşiktaş iki sıfır kazanır ama dışarıda iki bin kişi toplanmış, hakemi hacamat etmek üzere stat çıkışına konuşlanmıştır. Baba Hakkı yan hakem Fahri Somer'e der ki: "Necdet Abiye söyle yanıma gelsin." Necdet Hoca gelir, biriken kalabalığın arasından beraber çıkıp giderler, kimse bir şey diyemez. (Aktaran Hakan Dilek, O Gol Kaçmazdı, Karakutu Yayınları) Daha sevimli bir anekdot, Şükrü Gülesin'e dairdir. Şükrü Gülesin, futbol tarihinin kornerden en fazla gol atan oyuncusudur. Bir maçta yine korner olur, Şükrü topun başına geçer, ceza sahasına giren Baba Hakkı eline kaldırarak topu kendisine doğru ortalamasını ister, ancak Şükrü kaleye vurur ve 39. korner golünü atar. Golden sonra Baba Hakkı'nın üstüne geldiğini gören Şükrü kaçmaya başlar, öyle bir kaçar ki Baba Hakkı'nın: "Gel öpeceğim," dediğini duymaz.
Allahını seven ileri vursun...
Galatasaray defansının 1940'lı yıllardaki değişmez oyuncusu Adnan, bir uzun top çıkma "uzmanıdır". Topu sektirip Allah ne verdiyse ileriye gönderir, artık sol açık mı, sağ açık mı kimin önüne düşerse. Hatta bu yanlış anlayış Türk futboluna uzun süre yerleşmiş, kim daha ileri vurursa ondan iyi defans oyuncusu olacağı zannedilmiştir. Uzun çıkma işini abartan Galatasaray'ın sağ beki Saim'in bir maçta topu İnönü Stadı'nın kapalı tribünün üstünden dışarı gönderdiği de rivayet olunur. (Aktaran Memet Fuat, Tribünden Palavra Anılar, Adam Yayınları) Aslında o yıllarda böyle şeyler anlaşılırdı. Trabzonspor'un yakın dönemde arka arkaya şampiyon olduğu yıllarda "Allah'ını seven ileri vursun," düsturunu kullandığı bilinir. Ancak bu uzun top çıkma işinde, topu çıkanın ayağı fiziksel zorunluluklardan ötürü, yakınında bulunan futbolcuya çarpardı, bu istemsiz tekmeyi yiyen uzun süre yerden kalkamazdı. Galatasaray'lı Adnan, Şeref Stadı'ndaki bir Beşiktaş maçında yine uzun top çıkar ama yanında Baba Hakkı'nın olduğunu görmez. Top Beşiktaş ceza alanına girerken, bir tokat sesi gelir. Adnan'ı Baba'nın elinden zor alırlar. Baba Hakkı'nın en önemli özelliklerinden biri de, kollarını açıp, arkasındaki futbolcudan topu saklamasıdır. Rakip hangi taraftan hamle yaparsa, Baba ters tarafa dönüp onu atlatır. Rakip için Baba'nın topu bu tarz saklaması bir kısırdöngüdür. Bir Galatasaray maçında Eşref Aykaç bu kısır döngüyü kırmak ister, Baba Hakkı'nın iki bacağının arasından topa dokunur. Top bir metre öteye gider. Baba döner, Eşfak'la bir süre bakışırlar, kimse uzaklaşan topu almaya cesaret edemez. Baba gider, topu alır ve oyun yeniden başlar. Bu maçtan sonra kimse Baba'nın bacakları arasından topa vurmaya yeltenmemiştir.
Şeref Stadı
Baba Hakkı'yı en iyi anlatan sözleri kardeşi Sacide Ergül söylüyor: "Onun tüm hayatı ve aşkı Beşiktaş'tı. Hatta Beşiktaş'a olan bu aşkından dolayı evlenmedi. Avukattı, bütün kazancını Beşiktaş'a yatırdı." Ondan bayrağı devralan Süleyman Seba da aynı değerleri benimsemişti. Seba da hiç evlenmemiş, bütün memur maaşını Beşiktaş'a yatırmıştı. Baba Hakkı yaşarken vefasızlığı da gördü. 1948 yılında 37 yaşındayken bir maçta taraftarlar kendisini ıslıklayınca, soyunma odasında kalır, ne ikinci yarıya çıkar, ne de bir daha sahaya. Jübilesini "Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkarırım," diyerek yapar. Ardından kulübe uzun süre teknik direktör ve başkan olarak da hizmet verir. Bütün kazancını Beşiktaş'a yatıran Baba Hakkı, ömrünün sonuna doğru, mavi kartıyla otobüse biner, her gün Beşiktaş'a gelir, vaktini Çarşı'da, müdavimi olduğu kahvelerde geçirirdi. Öldükten sonra heykeli dikildi ama yaşarken hiçbir yönetici Baba Hakkı'ya bir araba tahsis etmeyi düşünmedi. Şimdi, Baba Hakkı'nın en güzel gollerini attığı Şeref Stadı'nın yerinde Çırağan Oteli var. 60 yıl sonra o otelde Dünya Kupası elemelerinde Türkiye ile baraj maçı oynayan İsviçre Milli takımı kaldı. Baba Hakkı'nın öğretmeye çalıştığı futbol ahlakından nasibini almayanlar, rakibi psikolojik baskı altına alma bahanesiyle, o otelin çevresinde her türlü şovenistliği yaptılar. İşte Baba Hakkı'ya en büyük ihanet onun ruhunun sindiği bu yerde yapıldı, Baba Hakkı'nın tokadı en çok o zaman arandı.
Piraye Oğuz
13-04-2007, 10:46
Bir takım elbise,bir gömlek,birde Siyah-Beyaz ipek kravat!!!:(
Ruhun şad olsun BABA HAKKI...
Halil Gurel
13-04-2007, 11:17
HAKKIMIZLA KAZANIP SAMPIYON OLACAGIZ
Pazartesi 10 da Akaretlerdeyim.
Umut Tutun
13-04-2007, 11:28
geleneğimiz onurumuzdur...
ancak Baba Hakkı'yı , "sadece" anmamalıyız Beşiktaş ailesi olarak.
şu alıntısı yapılan her sözün, gurur duyduğumuz her tavrın bugün neden imkansız gibi göründüğüne, bugün nasıl bu kadar uzak kaldığına, hatta aklımıza bile getiremeyeceğimiz düş gibi uzak kaldığına dair de kafa yormalıyız.
yani anarken " nereden nereye ? " diye düşünmek de boynumuzun borcu olmalıdır.
Gürhan Oğuz
13-04-2007, 11:47
seni saygıyla anmak sadece işin görünsel boyutudur
aslolan bir BEŞİKTAŞLI için seni anlamaktır,,
ŞEREFBEYDEN alınan son barikat bayrağına kara düşürmeden
sizlerin açtığı onur yolunda yürüyebilmektir,
aslolan sahada değil saha dışındada size layık olabilmektir,
arkanızda bıraktığınız nesil bunu yapacak güçtedir ve bu inancı taşımaktadır,tavandan değil tabandan gelen bir nesil açtığınız yolda
SON BARİKATA bütün inacıyla sarılmaktadır,
semtten ülkeye varolan emanetinizi koruma adına varlığınıza ve bıraktığınız emanete sonsuz saygılarımızla GELİYORUZ,,,
son barikat ve kurucularına şükranlarımızla...
Deniz Can
13-04-2007, 13:18
her Hakki saklidir her seye gucu Yeten sevdamizin.
Muhittin Saban
13-04-2007, 13:30
Hakkı baba,
Senin Hakkı'n fazlası ile Yetti bize. Biz Halk'ız biz birer Hakkı'yız.
Sana olan Hakkı'mızı helal ediyoruz ama sizlerin şiarınıza ve emanetiniz Beşiktaş'ımıza ihanet edenlere de gün gelecek haram edeceğiz.
Erkan Özberk
13-04-2007, 14:31
Baba Hakkı'yı anıyoruz Baba Hakkı'yı yaşatıyoruz
Anısına sonsuz saygılar
Ümit Kurt
13-04-2007, 16:44
Hakkı'nı ne yapsak ödeyemeyiz ruhun şad olsun...
Rasim Bektaş
13-04-2007, 18:17
Dostlar alış ve verişte görsün gidelim analım seneye hatırlamacamız olsun
İsmail Şahin
13-04-2007, 20:40
unutan kesik yada eksik saysın kendini
üçlü çekende Beşiktaşlı, deplasmana gidemeyende Beşiktaşlı...
hayatını BeşiktAşk yaşayana
terli üstü çamura bulanana
Kartal gibi uçup çığlık çığlığa
değerlerin Baba'sına sahip çıkana
işte en çok O Beşiktaşlı...
Toprağına
Baba'lığına
saygıyla...
Vedat Hamzacelebioglu
13-04-2007, 23:22
Ruhun Şad olsun.
Ertan Eylem
14-04-2007, 00:03
Önce kendine saygın, özgüven,asalet ve adamlığın hereşeye Yete(n)r Baba Hakkı ruhun şad olsun anının önünde saygıyla eğiliyorum.
Cihan Güngör
14-04-2007, 00:15
Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz. Aynaya bakmaktan korkmayınız.
Uğraş Polat Şahin
14-04-2007, 01:48
Geçmişten bugünlere zamanın eskitemeyeceği çok şeyler katmış,sadece futboluyla değil,adam gibi adamlığıyla Baba Hakkı..Ruhun şad olsun...Saygıyla anıyorum...
Pazartesi günü Akaretler'de olmaya çalışacağım..
Serenat Tutaklı
16-04-2007, 14:53
Beşiktaşımızın tarihinde önemli bir yeri olan Onursal Başkanımız merhum Hakkı Yeten’i vefatının 18. yılında Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında andık.
Anma törenine İkinci Başkanımız Sayın Ertuğrul Kumcuoğlu, Asbaşkan, Hukuk İşleri ve Derneklerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Levent Erdoğan, İletişim'den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz ve Basın Sözcümüz Sayın Gülnaz Arsel, Spor Okullarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Nedim Sarsmaz, Satranç, Briç, Masa Tenisi Şubeleri'nden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Emir Tamer, Divan Kurulu Başkanımız Sayın Yalçın Karadeniz, Genel Koordinatörümüz Sayın Sami Çoban ve Onursal Başkanımız Sayın Süleyman Seba’nın yanısıra Divan Kurulu, Müze Kurulu, Sicil Kurulu Üyelerimiz katıldı.
bjk.com.tr
http://img243.imageshack.us/img243/4613/adszof4.jpg
http://img219.imageshack.us/img219/8657/dsfdfqu0.jpg
http://img153.imageshack.us/img153/2970/gfdgtr3.jpg
Halil Gurel
16-04-2007, 15:36
Cihan Gungor'le 3 er tane çiçek bıraktık kabrine ruhun sad olsun Baba Hakkı.
vBulletin v3.6.5, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.